Reklamlar

Nazo tasarım & Emek pınarı

Nazo jewelry desıgn socıety

Bağ ve bağcı


Bağ ve bağcı

Bağdan kastımız kütük üzüm bağı, oluşturulması, ilk mahsülün alınması ve sürekliliğinin sağlanması oldukça meşakkatlidir. Bakımının iyi yapılması başarılırsa çok uzun süre iyi ürün alırsınız. Bu iş tamamen bağcının maharetine bağlıdır. Bağcı bu bilgi ve tecrübesini çok uzun zaman emek harcaması sonucu elde eder. Tüketicinin üzüm yeme işi tamamı ile damak tadına bağlı olsada, çabuk ve bozulmadan tüketme işleminden başka bir şey değildir. İyi ürün veren bağdan, iyi şarapta üretilir. Şarap bir fermantasyon olayı olmasına rağmen, yine ardında bağcının meziyetleri vardır. Özeti, bağcı, bağı kurar üretir, isteyen üzümünü yer, isteyen şarabını içer.
Émile Durkheim’in sosyolojisi ile ilgili geçmişte okuduğumuz kitaptan aklımızda kaldığı kadar bir bölümü aktarmak istiyoruz. Özetle diyordu ki; İnsanların farklı şeyler üretmeleri, farklı bir şeyler yapmaları, sanat eserleri ortaya koymaları veya yeni icatlar çıkarmaları öncelikle uzun süren bir birikim gerektirir ve zaman alır. Bahsedilen oluşumların hayata geçirilmelerinin ise çok farklı bir zamana ihtiyacı vardır. Bu zaman, insanın doygunluk anına ulaşması, kendini ortaya çıkaracağı eseri hayata geçirmeye hazır hissetmesinin yanında belli bir dinginlik ve huzur ortamı gerektirir. Bu zaman ve ortam insanların genellikle normal rutin hayattan uzaklaşmaları ile oluşur.

Rutin sorunları olmayan insan daha iyi düşünür, kendi yeteneklerini keşfeder. Bu andan sonrası ise birikimlerini ortaya koyma zamanıdır. Birikimler ortaya konmaya başladıktan sonra, başka bir açlık başlar. Birikimlerime daha neler ekleyebilirim?

Üretim süreci farklılıklar gösterebilir. Öncelikle örneği varsa, önceki yapılanlar örnek alınarak bir şeyler ortaya çıkarılmaya çalışılır. Bu başlı başına bir meziyettir, çünkü algılamak ön plandadır. Denir ya bazıları bakar, bazıları görür diye. Burada işleyen süreç bundan ibarettir. Bazılarının baktığını onu üretmeye çalışan görür, ayrıntılara dikkat eder. Bundan sonraki süreçte farklılaşma gelir. Ben nasıl farklı bir şey yapabilirim sorusu. Bu soruyu birey kendine sormaya başladığı zaman, kendini farklı ufukların eşiğinde bulur.

İşte bundan sonra sizin bir kütük bağınız var, siz bir bağcısınız, en verimli toprağı bulmuşsunuz, ürettiğiniz üzümlerde mükemmel olacaktır. Üzümlerinizden üretilen şarabın kaliteside en üst seviyelerde olacağı için yıllandıkça değer kazanacaktır.

Buraya kadar olan satırları yazmayı planlamıştık. Buradan sonra yazdıklarımız ilk etapta başlık ile alakasız gelebilir ama, Émile Durkheim’in sosyolojisi paragrafının sonlarındaki huzur ve dinginlik ortamının gerekliliğine de önem çekmek istiyoruz. Bu ek paragrafları yazıya dökmemizin nedeni geçtiğimiz günlerde yaşanan tatsız bir olaydan ders almamız için.

Bizler, (bizlerden kastımız öncelikle tüm katılımcılar) akşam rahat uyumalıyız. Sorunlarımız, yanlışlarımız, hatalarımız tabi ki olacak, sonuçta insanız. Bunları aşacak erdeme hepimizin sahip olduğu kanaatimizi asla kaybetmiyoruz. Bir hata veya yanlış anlama oluşmuşsa ve bundan ders çıkarabilme yeteneğimizi sergileyebiliyorsak, ikinci kez aynı yanılgıya asla düşmeyiz.

Bu konuyu çeşitli platatformlarda defalarca aktardık, toparlayıp bir kez daha buraya yazalım, daha kalıcı olsun.

Öncelikle bu sitede, daha sonrasında Facebook gurupta asla kendinize ait olmayan bir çalışmayı ve resmini sizin çekmediğiniz bir obyeji yayınlamayın. Bu sizin çalışmalarınıza gölge düşürür.

Sosyal medya içinde aynı kural geçerli. Fakat sosyal medya açısından yayın şekilleri ayrıcalık gösterebiliyor. Öncelikle yayıncı yönüne dikkat çekmek istiyoruz. Kendinize ait olan, yayına koyduğunuz çalışmayı genelin paylaşabileceği şekilde yayınlarsanız, yayınınızın altıda bir “paylaş” linki belireceği için, bunu izin verdiğiniz kişiler, genele izin vermiş iseniz herkese paylaşma yetkisi tanımış olursunuz ve bunu herkes paylaşabilir. Çalışmanız ile başka bir sayfa veya duvarda karşılasırsanız, önce ekranı iyi okumanız gerekiyor, paylaşıma sizmi açmışsınız.

Sayfanıza veya duvarınıza yükleme yaparken kendi çalışmalarınız haricinde yükleme yapmayın. Şöyleki herhangi bir yerden resmi sağ tıklayıp, farklı kaydet diyerek, sonra sayfanıza yükleme yapmayın. Bu davranış ile başkasının hakkını ihlal ediyorsunuz. Hele birde İnternet’ten alıntıdır ibaresi koydu iseniz, hak ihlal ettiğinizi kendiniz sabitlemiş oluyorsunuz. İnternet’ten alıntıdır diye bir ibare yoktur ve olmasıda mümkün değildir. İnternet’te her yayının bir linki vardır, referans olarak göstermek istiyorsanız bu linki kullanabilirsiniz, içindeki yayın materyalini değil. Böyle bir referans göstermekle ziyaretçinize ayrıca kaynak sağlamış olursunuz. Linkini verdiğiniz sitede sizin ilginizi çekmemiş olan bir yayın, belki ziyretçinizin ilgisini çekecek ve faydalanacaktır. Belittiğimiz etiğin haricinde yaptığınız yayın, ilk etapta size katkı sağlıyor görünsede zaman içinde, ciddiyetinizi ve güvenilirliğinizi zedeleyecektir. Çalşmayı çok beğenmiş olabilirsiniz, bunu siz yapmayı deneyin, hatta kendinizden bir şeyler katın, yayınınızı o şekilde yapın. Hatta yayınınızda mutlka alıntı yaptığınız site, sayfa veya duvarı link olarak verin. Gerekiyorsa orjinal çalışma sahibini konu hakkında bilgilendirin, kedisinide onure etmiş olursunuz, belki çalışmayı yaparken eksikleriniz veya hatalarınız olmuş olabilir, sizi bu konuda yönlendirerek, daha iyi bir ürün ortaya koymanızı sağlayabilir.

Reklamlar

Single Post Navigation

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: